Perşembe, Ağustos 17, 2006

Ağustos böceklerine saygı ile

Onlardan bir kısmı leylîdir. Gecede sükûta dalan ve sükûnete giren bütün küçük hayvanların kaside-hân enisleri, gecenin sükûnetinde ve mevcudatın sükûtunda, onların tatlı sözlü nutuk-hanlarıdır. Ve o meclis-i halvette olan zikr-i hafînin dairesinde birer kutuptur ki, herbirisi onu dinler, kendi kalbleriyle Fâtır-ı Zülcelâllerine bir nevi zikir ve tesbih ederler.

Şu yaz gecelerinin olmazsa olmaz'ı onlar. Sabaha kadar süren bir zikir ve tesbih. Dağdan dağa yankılanan sesler. Onlar için her defasında ayrı bir yazı yazsak, ne haklarını ödemiş, ne de uğradıkları haksızlığı telâfi etmiş oluruz. Ama elde daha önce yazılmış bir yazı var; bu defalığına onu yine hatırlasak, gönüllerini almış olur muyuz?

http://umitsimsek.blogspot.com/2005/07/tefekkr-penceresi-4.html

2 yorum:

Adsız dedi ki...

bizim köyümüzde bağlar çoktur. bizde bu böceklere cırcır böceği derler. tam bu sıralarda üzüm ve incirin olgunlaşma dönemi olduğu için cırcır böceklerinin ötüşünü şöyle tercüme eder bizim köylüler; "incir üzüm yeet yet" :) (gerçekten de dinlediğininizde benzerliği farkedersinzi) dervişin fikri neyse zikri de oymuş hani ya. bizim köylülerin de fikri incir üzümnde olunca...

Ağustos Böceği dedi ki...

Birilerinin zikrimi duyup vazifemi görmeleri güzel!..

Bu yaz, bu yazı ile iktifâ edebilirim..