Pazartesi, Ekim 30, 2006

Ayetler ve İbretler / 65

Peygamberin görevi
Ümit Şimşek


[Bu program hafta içi hergün 07:50, 16:40 ve 03:00'de Dost TV'de yayınlanmaktadır]

Sana da, kendilerine indirilmiş olanı insanlara açıklaman için, Kur’ân’ı indirdik—tâ ki iyice düşünsünler.
Nahl Sûresi, 16:44
BU ÂYET, Peygamber Efendimizin, Kur’ân’ı tebliğ etmekten başka, bir de onu açıklama görevinin bulunduğunu bildiriyor. Buna karşılık, bizim de, onun açıkladığı şey üzerinde düşünmek ve öğüt almak gibi bir yükümlülüğümüzün bulunduğunu hatırlatıyor.

Peygamberimizin bu görevi, aslında, Kur’ân’ın işlevini tamamlayan bir görevdir. Ve onsuz Kur’ân’ı düşünmek, hele onu hayata geçirmek mümkün değildir.

Gerçi bazı âyetlerde “Sana düşen tebliğden ibarettir” buyurulur. Öncesini ve sonrasını dikkate almadan, Kur’ân-Hadis ilişkisini hesaba katmadan bu ifadelere bakılacak olursa, Peygamberin işi, sadece Kur’ân’ı getirip bize ulaştırmaktan ibaretmiş gibi görünebilir. Ancak o âyetler, Peygamberimizin insanları doğru yola eriştirmek gibi bir sorumluluğunun bulunmadığını bildiren âyetlerdir; “Sen tebliğini yaptıktan sonra insanlar bunu kabul etmeyecek olursa, bundan sen mes’ul tutulmazsın” anlamını dile getirmektedir. Yoksa, bu âyetlerin, Peygamberi, evrak tebliğ eden bir postacı durumuna düşürmesi elbette ki düşünülemez.

Peygamberimizin Kur’ân’ı açıklama görevi öylesine geniş ve kapsamlı bir görevdir ki, bizim bu dini yaşayabilmemiz tamamen buna bağlıdır denebilir.

Bir defa, ibadetlere dair âyetler ve ahkâm âyetleri, Peygamberimiz tarafından açıklanmaya ihtiyaç gösteren âyetlerdir. Kur’ân bize namazdan ve namaz vakitlerinden genel ifadelerle söz eder; ancak bu emrin nasıl yerine getirileceğini, en ince ayrıntılarına kadar bize öğreten, Peygamberimizdir. Diğer ibadetlerde de durum böyledir. Eğer Allah’ın Resulü bize öğretmeseydi, Kur’ân’ın zekât emrini ne şekilde yerine getireceğimizi biz bilemezdik. Zaten hadis kitaplarının tümü, Peygamberimizin Kur’ân’ı ya sözleriyle, ya da yaşayışıyla nasıl açıkladığını anlatan kitaplardır.

Kur’ân âyetlerinin doğru bir şekilde anlaşılmasında da Peygamberimizin hadisleri bize yol göstermektedir. Meselâ Tevbe Sûresinin 31’inci âyetinde geçen “Onlar hahamlarını ve rahiplerini rab edindiler” ifadesini Peygamberimiz şu şekilde açıklamıştır:

“Onlar hahamlarına ve rahiplerine ibadet etmediler. Fakat hahamları ve rahipleri birşeyi helâl kılınca helâl sayıyor, haram kılınca da haram sayıyorlardı.”[1]

İsrâ Sûresinin 79’uncu âyetinde de “Rabbin seni Makam-ı Mahmuda eriştirir” buyurulmuş, Peygamberimiz ise bunu “şefaat makamı” olarak açıklamıştır.[2]

Peygamberimizin Kur’ân âyetlerine dair bunlar gibi daha pek çok açıklamaları vardır. Özellikle, Kur’ân’ın Allah’a iman ile birlikte en önemli konusunu teşkil eden âhirete dair âyetleri açıklayan hadisler pek fazladır.

Şurası bir gerçek ki, Allah’ın Resulü Kur’ân âyetlerinden birini açıkladığı zaman, bu, herhangi bir beşerin açıklamasına benzemez. O, Kur’ân’ı indirenin verdiği yetki ve görevle açıklamasını yapar; biz de Kur’ân’ın bize yüklediği sorumlulukla onun açıklamasına tâbi olur, dinimizi ve Kur’ân’ımızı ondan öğreniriz.

Hiç kuşkusuz, bu dinin tek bir kitabı vardır; o da Kur’ân’dır. Ancak Kur’ân yalnız başına gökten indirilmemiş, onu açıklayan bir Peygamberle bize gönderilmiştir. Peygamberin bu konudaki görev ve yetkisine dikkat çeken daha başka âyetler de vardır ki, zaman zaman bunların üzerinde ayrıca duracağız. Peygamberimizin çeşitli hadislerinde de aynı durum vurgulanmıştır. Bu hadislerden birinde şöyle buyurulur:

“Sakın sizden birini, kendisine benden bir emir veya yasak ulaştığı zaman, koltuğuna kurulmuş, ‘Biz Allah’ın kitabında ne bulduysak ona uyarız, başkasını bilmeyiz’ derken bulmayayım!”[3]
Kişi, isterse bu hadiste anlatılan kimse gibi, Allah’ın kitabında bulduğu şeyden başkasına uymayacak olsun; yine de Kur’ân’ı öğrenmekte Peygambere kulak verme görevi vardır. Çünkü elindeki Kur’ân’da bu açıkça emredilmiştir.

Konumuz olan âyette de belirtildiği gibi, Peygambere düşen açıklamak, bize düşen de iyice düşünüp öğüt almaktır.

[1] Tirmizî, Tefsir, 9:10.
[2] Buhârî, Tefsir, 17:11; Tirmizî, Tefsir, 17:7.
[3] Ebû Dâvud, Sünnet: 5.

46 yorum:

zikriye dedi ki...

Efendimizin risâleti, yoktan yaratılmamız mesâbesinde bir nimet.

İnsan, kendisinin ve kâinatın yoktan yaratılışına, Kur'ânın hitâbı ile şereflenmesine ve Efendimizin (a.s.m.) âlemlere rahmet bir peygamber olarak gönderilişine bir bütün olarak bakmalı.

Aklını, gönlünü, lâtifelerini Kur'ânın ve Efendimizin öğütlerine birlikte açarken,bütün bu nimetlerin şükrünü de Âlemlerin Rabbine sunmalı.

judas dedi ki...

allahın kuranın apaçık bir kitap olduğunu söulemesine ne demeli.allah dini anlamda sorumlu tutacağı bir konuyu insanların rivayetine bırakırmı:?(hadis ve sünnet)ve eğer öyleyse hesap günü buna itiraz edicem. yanlız kuran olmalı...........

judas dedi ki...

demekki allah namazın şekliyle ilgilenmiyor ruhumuzda yaptığı devrimle ilgileniyor. zaten biçoğumuza yorgunluktan başka bişiy vermediğini söylüyor yüce allah. elbette muhammed iyi bir örnekti ancak göremedik ve allahın vazgeçilmezleri insanların rivayetlerine bırakılmaz hele muhammede yakıştırılan iğrenç hadislerde varken.... ümit bey cevap bekliyorum mutlaka

ali dedi ki...

Ümit Bey'in işi mi yok, bu mesnedsiz saçmalığa cevap verecek. Söyliyeceğini yukarıdaki yazıda söylemiş zaten, akıl edebilene.
Ama ben iki çift kelâm edebilirim.

Hadis ve sünnet insanların eli ile naklediği için güvenilmez ise Kur'ân kimlerin elinde, gönlünde hâfızasında nakledildi bugünlere kadar acaba?

''Yalnız Kur'ân'' dediğinize göre no'la ki Kur'anı doğru dürüst okuyup anlamış olsanız!..Öyle olsa böyle bir îtirazın sahibi olmazdınız.

Hesap günü îtirazınızı yapın, olan biteni izlemek için orada olacağım, inşaallah.

İğrenç olan hadise dil uzatmanızdır ancak!

judas dedi ki...

saldırgan ve tahammülsüzsün ali said .hadisler diilde ''tarihi bi gerçek olan muhammedin örnek kişiliği''(tevazu barışçı hümanist iyiliksever))sana bunumu emrediyor. üstelik yukarda kurandan başka otoriteyi kabul etmediğimi söylüyorum bunun neresine itiraz ediyorsun.peygamber yaşasaydı bana bu cevabı vermezdi.

judas dedi ki...

son bişiy daha ali said kuranın korunacağı allahın garantisi . o garanti şüphe etmemi engelliyor

ali dedi ki...

Kur'ânı ve bu blogdaki yazıları dikkatli okumuş olsaydınız Kur'ânı ve Peygamber Efendimizi(a.s.m.) iki ayrı yere koymazdınız. Onlar birbirini gösterir ve birbirini ispat eder, birbirini açıklar.

Peygamberimize sırt çevirerek Kur'ânın şefaatini ve rehberliğini ummayın boşyere.

judas dedi ki...

son kez yazıyorum .kuran ve muhammedi ayrı yere koymuyorum .maalesef ki o örnek kişiliği görme şansımız olmadı,tarihin kabul ettiği kişilik özelliklerini örnek alıyorum kendime.insanların uydurmalarıyla dolu hadislerle ve dini ayrı kefeye koyuyorum.nitekim muhammed te vefatın önce tehlikeyi görüp kuranda dışında din adına yazılan bütün herşeyi yaktırmıştır.bunu araştırın haklı olduğumu göreceksin. sadece şunu söylüyorum allah hesabını soracağı şeyleri insanların rivayetlerine bırakmaz.yani sadece kurandan sorumluyuz.yazılan hadislerin yüzde doksanı sahih diil diye hadis alimleri söylüyor.arı ve dupduru(kuran )varken başka şeyi hüküm kaynağı yapmayalım.diğer allahın insanoğluna gönderilmiş kitapları tahrif edilmişken kalkıpta insan rivayetlerini hüküm kaynağı yapmak şirktir uyarmayı bir borç bilirim.

ali dedi ki...

Selâmetle...çok bile söyledim. Delilsiz, kaynaksız konuşuyorsunuz. Bildiğiniz gibi yapınız.
''cevâbü'l-ahmakü's-sükût''

Ali dedi ki...

Ümit Bey'e

Bu konu, hafta başı iki gün ele alınan; ''O keyfine göre de konuşmaz'' Necm:3 âyeti ile ilgili konuyla nasıl da tevâfuk etti.

Allah Kur'ân hazinesinin hikmet ve sırlarından nasîbinizi, bizim de istifâdemizi artırsın inşaallah; ihlâs ve istikâmetle..

Tartışma için özür dilerim..

judas dedi ki...

yanlız konuşan o diil insanların rivayetleri dikkattttttt

ali dedi ki...

''judas said'' size hadis ilmiyle daha yakından ilgilenmeyi öneriyorum. Hangi insanlar, nasıl titiz çalışmalar sonucu hadisleri derlermişler, sıhhatinden emin olmak için neler yapmışlar, kimlerden alıp, kimlerden almamışlar, nasıl kayda geçmişler?

Kütûb-u sitte Kur'ândan sonra en güvenilir kaynaklardır ve orada yer alan hadisin sıhhatinden şüphe edilmez. Bunlar derin ilmî mevzulardır, âmiyane kulaktan dolma bilgilerle hükmetmek büyük hatâdır, neticesi ise o dehşetli hesap gününde büyük hüsran ve şefaatten mahrum kalmaktır.

Konunun hassasiyetinden dolayı sinirlenip kalbinizi kırdığım için özür dilerim, hakkınızı helâl edin lütfen.

judas dedi ki...

malzeme insan sonuçta , belirleyici olamaz. hele hüküm verme konusunda.ne kadar titiz çAlışmanın ürünü olursa olsun.söz konusu yüce allahın vazgeçilmezleri.insan titizliğine bırakırmı yüce allah,hesabını soracağı şeyi.daha önce insanlara indirdiği kitaplar değiştirilmişken(tevrat ve incil].o insan değilmiki vefatından hemen sonra hasan hüseyinin canına kıyan.

ali dedi ki...

İnsana bunca güvensizlik niye?
Rabbimiz insanı ahsen-i takvim sûretinde yarattığını bildirmiyor mu?
Sonuçta bu din insanlara indirilmedi mi?
Kelâmını bir insan olan Efendimize (a.s.m.) teslim etmedi mi?
İnsanı halife-i arz tayin etmedi mi?
İnsanlık âlemi içinde kömür istidatlar olduğu gibi, o zararı hiçe indiren elmas misâl istidatlar da çıkmadı mı?
Dahası efendimiz; '' Ümmetimin Âlimleri, benî İsrâilin peygamberleri gibidir'' buyurmamış mı?
Peygamber Efendimizin kalbine , aklına Kur'ânı nakşeden Cebâb-ı Allah'a zor mu ki Ebu Hureyre gibi bir sahabeye, duyduğu hiç bir hadisi unutmayacak bir hâfıza vermesin?

Efendimizin bize ulaşan hadisleri velev sahih olmasa (hâşâ) benim hiç bir kaybım olmaz. Ben oradan fazilet, ahlak ve insanlık dersi almış olurum.
Ama ya sahih ise onları reddeden sizin hâliniz nice olur?

Hiç düşündünüz mü?

judas dedi ki...

kuran dışında bişiyi hüküm kaynağı yapmanın ne anlama geldiğini biliyor olmalısın.yok eğer sadece okuyorum diyosan baş göz üstüne .ancak islam aleminde hüküm konumunda bunlar.tepkim buna.konfiçyusunda çok güzel sözleri var herhangi bir filozofunda.bunları okur gibi okuyorsan eyvallah.ancak asla bunlar dinde belirleyici olamaz.insana güven konusuna gelince insanların zararda olduğunu ben söylemiyorum yüce allah söylüyor ,çıkarları için dillerini eğip büğüp başka anlamlar çıkarmaya çalıştıklarını allah söylüyor.islamiyetin buğünkü hali ve bu dine bağlı insanlrın buğünkü hali kurana bağlı olmanın eseri olabilirmi:????????peygamberin vefatındn 25 yıl sonra meydana gelen savaşta hz aişe ile hz ali nin çarpıştığını biliyor olmalısın.insan bu insan işte.en seşkin insanlar bile neler yapabiliyor.cemel savaşı.10 bin müslümanın öldüğü taraflardan birinin hz ali ve hz aişe olduğu bir savaş.güldürme beni.insana güvenden bahsetme bana.kurandan başka hiçbirşeye inanmakl yükümlü diiliz bunu böyle bil.bişiy kaybetmem diyorsun.umarım hayatında okuuduğun o hadisler hüküm kaynağı diildir.şirk olduğunu bilmeni isterim.

judas dedi ki...

bişiy daha allah kusursuzluğu kimseyle paylaşmıyor ;benimdir o sadece diyor.abese suresini oku.peygamber bile hata yapabilirken allahın hükümlerinin nakli sahabelere kalabilirmi.:??

ali dedi ki...

Bu tartışmanın sonu olmadığını görüyorum. Kafanızda en ufak bir soru işareti oluşmuyor.

En iyisi Ümit Bey bize ''gidin başka yerde tartışın'' demeden burada bitirmek.

Kendim için ve ihtiyacını hisseden her kez için ( istemeseniz bile sizin için de )Peygamber Efendimizin (a.s.m.) sünnet-i seniyyesine muvafık bir hayat diliyorum. O'nun ahlâkının ahlâkım olmasını Rabbimden diliyorum. O'na âit en küçük bir âdâbı bile el üstünde tutacak bir bağlılık istiyorum. Haşirde, hesapta şefaatini, cennette yakınlığını ümîd ediyorum, niyaz ediyorum.
Bir mislini blog sahibi için de diliyorum.

judas dedi ki...

selam ve dua ile...allaha ve sadece kurana emanet olllll...

judas dedi ki...

ya ali said kusura kalma ama demeden edemiycem ,son yazdıklarına bakıyorumda ,bide allahın rızasını istesen yazdığın bi dolu şeyin yanında....hatta ilk olarak onu istesen gerisi zaten geliyor ....:))))gerekli ve yeter şart o sadece:)

judas dedi ki...

ilk mesajımı yazalı nerdeyse 13 gün olmuş.Necm Sûresi

3 - O, nefis arzusu ile konuşmaz
4- (Size okuduğu) Kur'an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir. bu ifadenin devamını neden getirmiyorsunuz.orda söz konusu olan kuranı kerimin kendisi(arzusuyla konuşmadığı konu)

ali dedi ki...

Bütün muradımız , hedefimiz, derdimiz, çabamız Allah'ın rızasını bulmak, neyden râzı olacağını anlamak ve irtikab etmek, bunun için vesileler bulmak, Murâd-ı İlahi nedir?..bilmek.

Cenâb-ı Allah Peygamber Efendimize hitâben diyor ki:''[De ki:] Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin.'' (Al-i İmrân Sûresi: 31.)

İşte Kur'ân..öğüt almak isteyene..

judas dedi ki...

işte sorun bu; peygambere neye göre uyacaksın.tabi ki kurana göre. çünkü o kurana göre yaşadı.insanların rivayetlerine göre diil.insanlarla ilgili verdiğim cemel savaşı örneğini tekrara gerek varmı:?????????biri eşi biri sağ kolu.ve sadece 1500 yıl diil sadece vefatından 25 yıl sonra. peygamber yaşayan kurandı,kuran elimizde olduğuna başka şeye gerek yok. yaşamı ile ilgili yapılan rivayetleri herhangi bir özlü sözü okur gibi okunabilir.ancak yaşamı kuran olduğuna göre hiçbir rivayeti hüküm kaynağı ve yaptırım sebebi yapmamak kaydıyla ..benden bu kadar keşke ümit beyde katılsaydı.selam ve dua ile

judas dedi ki...

allahın rızası için vesile aramana gerek yok.yaklaş....sana bi sır veriyim...kuranı yaşarsan rızasını ben sana garanti ediyorum ..başka şey aramana gerek yok...selametle

ali dedi ki...

Bu mantığa göre; Ali İmran:31 ve Peygamber Efendimize ittibâı emreden daha başka pek çok âyetin hükmü Efendimizin hayatı ile sınırlıydı ve artık nesh oldu!..Öyle mi?

Allah râzı olsun da şimdi bir ''insan'' olan sizin verdiğiniz garantiye nasıl güveneyim? Ya bir ''rivayetten'' ibaretse..

Bizim de bütün meselemiz Kur'ânı yaşamak. Ve bunun Peygamber Efendimizin yol göstermesi olmasa mümkün olamayacağını, veya çok eksik kalacağını biliyoruz. Ayrıldığımız nokta burası.

Ümit Bey'e gelince;adam harıl harıl yazıyor, anlatıyor, daha ne desin size?

judas dedi ki...

peygamber efendimiz rüyalarına girerek mi yol gösteriyor:?insanların rivayetleriylemi:? o kurandan beslendi,sende insanların rivayetlerini bırakıp aynı kaynaktan beslenirsen onu zaten örnek almış olursun.:))senin bakışından şu anlaşılıyor.kuran haşa yetersiz ancak insanların peygamberle ilgili rivayetleriyle tamamlanabiliyor dinimiz.kaynağınızın aynı olması yeterliiiiiiii....bi daha düşün.....

ali dedi ki...

Artık izninizle, taraflara hiç bir şey kazandırmayan bu tartışmaya harcayacağım zamanda iki hadis fazla okumak istiyorum. Zirâ benim, Efendimizin (a.s.m.)akvâlini,ahvâlini,etvârını öğrenmeye , hayatıma yansıtmaya, şefaatine ihtiyacım var.

Size gelince judas,Allah yardım etsin; işiniz zor!.. İnsan Kur'âna sadakat dâvâsı ile ortaya çıkıp, nasıl Kur'ândan bukadar uzağa düşebilir?

Fesubhânallah!..Şeytanın ne çok oyunları var!..

latife dedi ki...

Sünnet ve hadis'e şüphe ile bakanlara, yüz çevirenlere,Kur'ânı öne çıkarmak bahanesi ile Efendimize (a.s.m.) kulak tıkayanlara ev ödevidir; bu âyet 33 kez yazılıp okunacak!..

''Hayır! Rabbine and olsun ki, onlar aralarında başgösteren meseleler için senin hükmüne başvurup, sonra da senin vermiş olduğun hükme, gönüllerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar'' Nisa:65

judas dedi ki...

yazdığınız ayet sizi yalanlıyor farkında diilsiniz latife hanım.şu an ikimizin arasında bi mesele olsa peygamberin hükmüne nasıl başvurucaz.telepatiylemi dilekçeylemi.bilakis bu ayet onu görme şansı bulmuş insanlar için inancın kriterlerinden bir olarak sunulmuş ki bi çok anlaşmazlıkta hakemlik yaptığı (paygamberin)biliniyor.bugün için nasıl bir hakemlik yapabilir.artı hakemlik yaparken kurana göre yapardı...sahiden bu ayteti 33 kez daha okumalısın

judas dedi ki...

buğün ikimizin arasında ki meseleye yapılan hadis adı altında rivayetlerlemi hüküm verecek peygamber.mantıklı geliyormu....insanlarla yüzyüze hüküm verirken kabul etmeyip içine sindiremeyenler varken....aklı selime davet ediyorumm....

judas dedi ki...

yüce allah ''benim hükmümle hükmedin diyor .işin özeti bu.peygamberde hükmederken bundan farklı bişiy yapmazdı.''hadislerim ''diye ayrı kitabı yoktu kurana göre hüküm verirdi allah bize de bunu nasip etsin.....

latife dedi ki...

Bekleyelim, görelim judas!.
Taa haşre, hesaba kadar.
Zannettiğiniz kadar uzak olmayacak!..

judas dedi ki...

latife hanım size 33 kez daha okumanız gereken ayetler yazıyorum kusura bakmayın. MAİDE SURESİ 48. (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab’ı (Kur’an’ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp ta onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.

49. Aralarında, Allah’ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmından (Kur’an’ın bazı hükümlerinden) seni şaşırtmalarından sakın. Eğer yüz çevirirlerse, bil ki şüphesiz Allah, bazı günahları sebebiyle onları bir musibete çarptırmak istiyor. İnsanlardan birçoğu muhakkak ki yoldan çıkmışlardır.

50. Onlar hâlâ cahiliye devrinin hükmünü mü istiyorlar? Kesin olarak inanacak bir toplum için, kimin hükmü Allah’ınkinden daha güzeldir?
gördüğünğüz üzere allahın indirdiği ile hükmedin diyor yani kkuranla;''hadislerden''' filan bahsetmiyor ve kendinden başka kural koyucu tanımıyor.ve emirlerinin nakli insanoğlına ihtiyaç duymaz yüce allah

judas dedi ki...

bide uzak zannettiğimi nerden çıkardınız onu anlamadım:!!!!!!!öyle bir ifade de kullanmadım:''' insanları söyledikleriyle yargılamanızı tavsiye ederim...peygamber böyle yapardııııı

judas dedi ki...

ali said dehşete kapıldım az önce ;gözümden kaçmış olmalı. senin yazdıkların ''''Bizim de bütün meselemiz Kur'ânı yaşamak. Ve bunun Peygamber Efendimizin yol göstermesi olmasa mümkün olamayacağını, veya çok eksik kalacağını biliyoruz. Ayrıldığımız nokta burası''''inanılmaz bişiy ali said.allah kuranda en az 20 yirmi yerde apaçık bir kitaptır diyor ve sen kuranın peygamberin yol göstermesi olmazsa kuranın yaşamanın mümkün olmayacağı veya eksik kalacağını söylüyorsun.peygamber sadece kendine indirileni bildirdi nitekim en yakınında ki iki isanın vefatından 25 yıl sonra savaşması ve 10000 müslümanın ölmesi ile sonuçlanan bir savaşın olması kuranın anlaşılması ile ilgili bir görevinin olmadığını gösterir.allah zaten yeterince anlaşılır şekiide indirmiştir, allahın hatipliğinin tercümesine gerek yoktur.allah kullarından ne istediğini anlatmakta yetrsiz mi kalmıştır:????buna cevap bekliyorum.....

latife dedi ki...

Ev ödevi 2:
Aşağıda bildirilen âyetler bulunup okunacak( e biraz emek istiyor)
Baş, iki el arasına alınarak, muvaffak olunursa; düşünülmeye çalışılacak;
Peygamber Efendimizin (a.s.m.) hayatımızdaki yeri ve önemi nedir? sorusuna cevap bulunmaya çalşılacak!..

Meryem:87
Tâhâ: 109
Enbiya:28
Bakara:104
Âl-i İmran:32-53
Nisa:42-64-69-83-115
Maide:92
En'âm: 89
A'raf:157-158
Enfal:64
Tövbe:61-99-128-
İbrahim:4
Nur:56
Furkan:27
Muhammed:33
Teğâbûn: 12
Müzemmil:15

judas dedi ki...

nahl suresi(ben sizi uğraştırmıycam direk karşınızda) 35.Ortak koşanlar dediler ki: "Eğer Allah isteseydi biz de atalarımız da Allah dışında bir şeye kulluk/ibadet etmez, O'na rağmen hiçbir şeyi haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de aynen böyle yaptılar. Resullere düşen, açık bir tebliğden başkası değildir.(yaşar nuri öztürk)
35.
Allah’a ortak koşanlar dediler ki: “Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye tapmazdık, O’nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir.
(diyanet meali)
bakın arkadaşlar bu herhangi birinin sözü diildir,yüce allahın sözüdür herr şey bu kadar açıkken hala allahın dininin bir yarattığına bağlamanız bağımlı hale getirmeniz çok tehlikeli...selametle

latife dedi ki...

Naklettiğiniz âyetleri de Kur'ânın tamamını da baş-göz üstüne kabul ediyorum; hayatımın merkezine koyuyorum.

Ya siz?..

judas dedi ki...

meryem 87 87 Rahman katında söz almış olandan başkaları şefaat imkânı bulamazlar.
cevap secde 4 Gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yaratan, sonra arşa hükmeden Allah'tır. O'ndan başka bir dostunuz ve şefaatçiniz yoktur. Düşünmüyor musunuz?
taha 109 ada cevap niteliğinde.enbiya 28 ede cevap.

judas dedi ki...

sen asli görevin olan allaha kulluk görevini yapmak varken şefaate güvenerek mi çıkıcaksın allahın karşısına.ve söz konusu ayetlerde hiç kimseye şefaat yetkisi verilmiyor isim belirtilerek.

judas dedi ki...

nisa 42-64-68-83-115 ayetleri peygambere itaat ile ilgili ayetler.ben peygambere kuranı kabul ederek itaat ediyorum ve yüce allahta peygambere itaatten getirdiği kitaba itaati kastediyor insan rivayetlerini ve hikayelerini değil.peygamberimizin yaşayan kuran olması belki size yardımcı olabilir.velhasıl bu anlamıyla bu ayetler benimde başım gözüm üstüne.diğer ayetleride sırasıyla cevaplıycam selametle.kuran demek peygamberin yaşamı demek.başka şey aramayın.çünkü o başka şey aramadı.

latife dedi ki...

Sizin mantığınıza göre Efendimiz(a.s.m.) Kur'anı insanlara teslim etti, yaşadı ve gitti. Misyonu bitti yâni(hâşâ) Tarihe meraklı olanlar hayatını okuyup; ''iyi-faziletli bir insanmış yâhu'' deyip geçebilirler!..

Peygamberin hayatı, sözleri, halleri, Kur'anın tefsiri mâhiyetindedir ve Kıyamete kadar Kur'anı anlamak ve yaşamak isteyen insanlara yol göstermeye devam edecektir. Her biri birer yıldız mesâbesinde olan sahabe efendilerimizin, daha sonra milyonlar dâhi asfiyaların, evliyaların, muhaddislerin ellerinde bize kadar selametle ulaştırılan sünnet ve hadisler, Kur'anla birlikte hayatımızın pusulasıdır, rehberidir. Ama ben bu konuda ne desem siz; ''ne belli?'' diyeceksiniz. Anlıyorum ki iman teslimiyettir, nasip meselesidir.

''Gözünü kapayan, yalnız kendine gündüzü gece yapar.''

Sahabelerin güvenilmezliğine delil gibi sunduğunuz Sıffin ve Cemel Vak'alarında her iki taraftan ölen ehl-i iman, şehid oldular. Siz kendinize bakın; sizin başınızda daha büyük bir bela var. Rabbim inşaallah bu yanlış düşüncelerinizden vazgeçmeniz için bir fırsat verir. Yoksa bu îtikat üzere dünya değiştirirseniz,Allah ve Resulü karşısına bu halde çıkarsanız, işiniz çok zor çook!

Artık size söyleyebileceğim birşey kalmadı. Kuyruğunu kovalayan kedi gibi aynı yerde dönüp duruyorsunuz.Yine de bütün içtenliğimle size hakkı hak, bâtılı bâtıl görme ve ona göre muamele edebilme basireti diliyorum.

judas dedi ki...

AYETLERDEN BAŞKA HİÇBİRŞEYİ ÖNÜNE KOYMADIM.ŞEFAATLE İLGİLİ YORUMSUZ KALMIŞIN BEKLERİM....SEN SADECE ZANN EDİYORSUN.ZANNEDEN ÖLÜ KARDEŞİN ETİNİ ÇİĞNER DEMİŞTİR YÜCE ALLAH.BEN ZANNETMİYORUM SADECE KURAN DİYORUM.ŞÜPHESİZ VE APAÇIK.HADİS ADI ALTINDAKİ RİVAYETLER ZANN KURAN REEL.SELAMETLE.KEDİ BENZETMENİZİ DE HİÇ YAKIŞTIRAMADIM PEYGAMBER KAFİRLERE DAHİ BÖYLE BİR BENZETME YAPMAZDI.HADİSLERLE İLGİLENMİYORUM AMA KURANA GÖRE YAŞADIĞINA GÖRE ORDAN TAHMİN EDEBİLİYORUM.

judas dedi ki...

'''''Sizin mantığınıza göre Efendimiz(a.s.m.) Kur'anı insanlara teslim etti, yaşadı ve gitti. Misyonu bitti yâni(hâşâ) Tarihe meraklı olanlar hayatını okuyup; ''iyi-faziletli bir insanmış yâhu'' deyip geçebili
rler!.'''. Resullere düşen, açık bir tebliğden başkası değildir.( nahl 35)

judas dedi ki...

''''Sahabelerin güvenilmezliğine delil gibi sunduğunuz Sıffin ve Cemel Vak'alarında her iki taraftan ölen ehl-i iman, şehid oldular.''' cevap: allah adına hüküm vermeye demi başladınız:???onların ne olduğunun kararı allaha aittir.ortada kuranın ve yüce allahın onaylamadığı bir durum olduğu kesin.onbinlerce müslümanın öldüğü hz aişe ve hz ali liderliğinde bir savaşşşş.

judas dedi ki...

''''Siz kendinize bakın; sizin başınızda daha büyük bir bela var.''' kuran ve allahtan başka otorite ve dinde belirleyici yoktur dedim sadece.allahın vazgeçilmezleri insan rivayetlerine bırakılmaz dedim.bu belaysa sonucuna katlanırım.sizin bu durumu bela diye tanımlamanız sizi nereye götürür bi düşünün.....selametle

judas dedi ki...

hayvanlara bile kötü davranmayın diyen yüce allah,kafire bile zulmetmeyin diyen yüce allahın 10000 müslümanın ölümüyle sonuçlanmış bi r olayı allaha bırakın isterseniz.çıkarıcanız payı çıkarın kendinize.