7 Mayıs 2006 Pazar

Ayetler ve İbretler / 32

Nemli toprağın altı
Ümit Şimşek


["Ayetler ve İbretler" programı hafta içi hergün 02:00, 15:10 ve 18:20'de Dost TV'de yayınlanmaktadır]


Göklerde, yerde, ikisi arasında ve nemli toprağın altında olan ne varsa hepsi Onundur.
Tâhâ Sûresi, 20:6

DİĞER pek çok âyet gibi, bu âyet-i kerime de, dikkatlerimizi göklere ve yere çevirerek Yüce Allah’ın herşeyi kuşatan egemenliğini bize hatırlatıyor. Yalnız, farklı olarak, burada, bir de “nemli toprağın altından” söz ediliyor.

Bir tarafta gökler, yer ve ikisi arasındakiler, diğer tarafta ise nemli toprağın altı—burada, gerçekten, gökler ve yeryüzü ile birlikte anılmaya değer birşeyler bulunmalıdır.

Orada neler bulunduğu konusuna geçmeden önce, serâ sözcüğünün işaret ettiği “nem” konusu üzerinde durmak gerekiyor. Toprak ve nem bir arada düşünüldüğünde ise, hemen hayat akla geliveriyor. Dolayısıyla, âyet-i kerimenin, “hayata beşiklik etme” yönünden toprağa işaret etmiş olması gerekir ki, bundan da şöyle bir ders çıkarabiliriz:

Bilinçsiz toprak ile yine onun gibi bilinçsiz su, bir araya geldiğinde, kimsenin akıl erdiremediği hayat gibi bir mucizeye beşiklik ediyor. Gördüğünüz gibi, ölü toprak bir bahar mevsiminde diriliyor ve Allah’ın sayısız rahmet eserlerini üzerinde sergiliyor. İşte bu akıllara durgunluk veren mucize, toprağın veya suyun marifeti değil, her ikisinin sahibi olan ve ölüden diriyi çıkaran bir kudret sahibinin eseridir. Allah’ı nemli toprağın sahibi olarak anmakla, ilk anda bu hakikat veciz bir şekilde hatırlatılmış oluyor.

Ancak, âyetin, bundan da ötede dikkatimizi çektiği hikmetler de vardır. Zira, âyet, nemli toprağın “altında” birşeylerin cereyan ettiğini bildirerek dikkatlerimizi oraya yöneltiyor. Biz de âyetin gösterdiği yere, onun gösterdiği açıdan baktığımızda, gerçekten de, nemli toprağın altını bir mucizeler mahşeri olarak buluyoruz. Özellikle, toprağın dirilişi açısından konuya yaklaştığımızda, bu hakikat daha da çarpıcı bir şekilde beliriyor.

Daha başka âyetler, bize, bahar mevsiminde dirilen yeryüzünden söz eder. Bu, bir kış mevsiminden sonra, toprağın üzerinde, gözlerimizin önünde cereyan eden bir hadisedir. Bu âyette ise, bahar mucizesinin arka planı vardır. Çünkü bir bahar mevsiminde yeryüzünün dirilişi, ondan önce, nemli toprağın altında, aylarca süren hummâlı faaliyetler sonunda gerçekleşmektedir. Ama bundan da önce, toprağın, hayata beşiklik edecek bir şekilde, nemli tutulması gerekir ki, çetin kış şartları içinde bu hiç de kolay bir iş değildir.

İşte bunun için, yerin altı nemli kalsın diye, Yer ve Gökler Rabbi, kışın yeryüzüne kar yağdırır. Yağan kar, bir yorgan gibi yerin yüzünü örter. Ve bu yorgan, son derece etkili yalıtımıyla, toprağın altını şiddetli soğuklardan korur ve oraların donmasına meydan vermez. Öyle ki, yerin üstüyle altı arasındaki sıcaklık farkı, bazı yerlerde on, on beş, hattâ yirmi dereceye ulaşabilir. Yani, toprağın üzerinde birkaç dakika içinde donabilecek bir canlı, eğer yerin altına girebilse, hemen orada, dışarıdakinden neredeyse yirmi derece daha sıcak bir ortama kavuşabilir.

İşte böyle bir ortamda, bütün bir kış boyunca, baharın hazırlıkları sürer, gider. Yerin üzerinde en küçük bir hayat belirtisi görünmezken, kalın kar örtüsünün altındaki nemli toprakta mikroskopik canlılar, bakteriler, böcekler, solucanlar, fareler, köstebekler ve daha niceleri, sıcak ve güvenli bir ortamda, harıl harıl çalışmaktadırlar. Tabii, bütün bunlar anlamsız veya amaçsız faaliyetler değildir. Onlardan herbirinin, birkaç ay veya birkaç hafta sonra yeryüzünde eserlerini göstermeye başlayacak olan baharın inşasında üstlendiği bir rol vardır. Bu, yeri ve göğü, toprağın altını ve üstünü, güneşi ve dünyayı, canlı ve cansız varlıkları her haliyle kuşatan bir egemenliğin, yeryüzünde gerçekleştirdiği bir muhteşem manevradır ki, her yıl, her bahar gözlerimizin önünde tekrarlanır.

Ve her tekrarlanışında, Yer ve Gökler Rabbinin kudretini, hikmetini ve rahmetini bize gösterirken, aynı zamanda, bir büyük diriliş gününü de işaret eder ve bizim de o nemli toprağın altında böyle bir diriliş gününe hazırlanacağımızı hatırlatır.




Kitap hakkında bilgi için:
Previous Post
Next Post

About Author

1 yorum:

Şemsa dedi ki...

O dosttur
Topraktır
Bir verene beş verir,yüz verir
Kendine sığınanları sarar-saklar
Temizdir,temizler
Ayinedir Rahmete;kesif ama parlak
Başlangıcım,son döşeğim
Sevgili toprak