20 Kasım 2006 Pazartesi

Ayetler ve İbretler / 71

Günahlar böyle silinir
Ümit Şimşek


[Bu program haftanın her günü 7:50'de, hafta içi hergün 07:50 ve 16:40'ta Dost TV'de yayınlanmaktadır]

İyilikler kötülükleri giderir.
Hûd Sûresi, 11:114
KUR’ÂN âyetleri, insana hayatın içinden hitap eden âyetlerdir. Onda, yaşanan hayattan kesitler ve hayatı en verimli hale çevirecek öğütler yer alır.

Konumuz olan âyetin bu cümlesinde de aynı hakikati bütün canlılığıyla gözlüyoruz. Bu ifadeler, hiç günahsız bir insan tipini örnek olarak ortaya koymuyor. Bu ifadeler, beşeriyet icabı birtakım kötülüklere bulaşmış kimseleri ümitsizlik içine atmıyor. Bu ifadeler, kötülüğü önemsiz birşey olarak gösterip onları günaha da cesaretlendirmiyor.

“İyilikler kötülükleri giderir” cümlesi, ancak Kur’ân’dan beklenebilecek ve ancak ona yaraşır bir şekilde, insanın önüne bütün iyilik ve güzelliklerin kapısını açıyor.

Ve kötülükleri giderecek bir yolu ona gösterirken, aynı zamanda, onun içindeki bütün iyilik yeteneklerini de uyandırıyor, şevke getiriyor.

İnsan, yaratılışı itibarıyla, hem iyilikte, hem de kötülükte alabildiğine gelişmeye elverişli yeteneklere sahip kılınmıştır. Yaşadığı hayatın, bir parçası olduğu toplumların ise onu hem iyiliğe, hem kötülüğe çağıran yönleri vardır. Bu gezegen üzerinde nefes alıp veren, hemcinsleriyle bir toplum hayatını paylaşan insan, bu etkilerden tümüyle soyutlanamaz. Eğer o insan herhangi bir şekilde heveslerine mağlûp düşer, kendisini kötülüğe çağıran şeylerin etkisine kapılır ve cahillikle bir günah işleyecek olursa ne yapacaktır?

Bu hatânın hiç telâfi imkânı yok mudur? Ne olursa olsun, madem işlememesi gereken birşeyi yapmış; öyleyse sonucuna da katlansın mı denecektir?

Hayır.

Eğer kul günahı günah olarak bilir ve yaptığı bir kötülüğü telâfi etmek arzusunu taşırsa, onun elinde pek büyük fırsatlar var demektir.

Üstelik bu fırsatlar, insanı sadece kötülükten kurtarmakla kalmaz; onun içindeki iyilik yeteneğini daha da geliştirebilir.

İşte, âyet-i kerime bize bu fırsattan haber veriyor ve diyor ki:

“İyilikler kötülükleri giderir.”

Eğer işlediğiniz bir kötülükten kurtulmak istiyorsanız, onu hiç işlememişçesine hesap defterinizden çıkarıp atmak istiyorsanız, size düşen şey gayet basittir:

Allah’tan bağışlama istemek; o kötülüğün yerine de iyilik yapmak.

İşte bu emir, insana pek büyük bir ümit vermekle kalmıyor; aynı zamanda, ona, kötülükten uzak durma ve sürekli şekilde iyilik yapma bilinci de aşılıyor.

Eğer insan bu bilinci tam olarak kendisinde yerleştirir ve elinden geldiğince kötülükten uzak durursa, ne âlâ…

Yok, bunda çok fazla başarılı olamaz ve birtakım ufak tefek kusurlara bulaşmaktan kendisini alıkoyamazsa, bu defa, o kötülükleri gidermek için daha fazla iyilik yapmak ihtiyacını hisseder.

Bu takdirde, onun işlediği bir kötülük bile, bir yandan pişmanlıkla Allah’a yönelme ve tevbe gibi güzel bir işe vesile olur, bir yandan da, onu giderecek daha başka iyiliklere neden teşkil eder.

Her iki halde de, Kur’ân’ın çağrısına kulak veren kimse büyük bir kazanç elde etmiş demektir.

İşte, Kur’ân’ın bu özelliği de bize gösteriyor ki, o, bizim için daima iyiliği ve güzelliği lâyık gören, bizi bağışlamaktan ve bize ikramlarda bulunmaktan hoşlanan, sonsuz rahmet ve kerem sahibi bir Rabbin kelâmıdır.

Bu yüzdendir ki, birçok hadis-i şerifte de haber verildiği gibi, pek çok ibadet ve iyiliği, Yüce Rabbimiz, daha önce işlenmiş olan kötülüklere kefaret kılmıştır ki, namaz, oruç, hac gibi ibadetler ve akraba hakkını gözetmek gibi güzel işler, bu vesileler arasındadır.

Bizi bağışlamak ve bizi iyiliklerle güzelleştirmek için bu kadar vesileler yaratan Rabbimizin bu lütuflarına karşılık bize düşen de, Onun kelâmını can kulağıyla dinlemek ve o kelâmın bize gösterdiği en güzel hedeflere doğru tam bir şevk içinde bütün yeteneklerimizi seferber etmektir.
Previous Post
Next Post

About Author

1 yorum:

umut dedi ki...

Nefes alıp veren ,yaşayan bir müjde,
Çok ihtiyacım olan,
Hemen uygulamaya koyulabileğim kadar yakın,
Derhal dikkate almam gereken,
Kur'ânî bir öğüt,bir necat kapısı, bir umut.