21 Ocak 2007 Pazar

Ayetler ve İbretler / 87


YOL GÖSTEREN ALÂMETLER
Ümit Şimşek

[Bu program haftanın her günü 7:50'de, hafta içi hergün 07:50 ve 16:40'ta Dost TV'de yayınlanmaktadır]

Allah, yol gösterecek nice alâmetler yarattı. Onlar yıldızlarla da yollarını bulurlar.
Nahl Sûresi, 16:16
DİKKATLERİMİZİ etrafımızdaki dünyaya yönelten ve onu incelemek için bize teşvikte bulunan âyetlerden birisi de bu âyet-i kerimedir.

Bundan önceki âyette, biz insanlara hitaben “Allah, yolunuzu bulun diye nehirler ve yollar yarattı” buyurulmuştur. Bu âyette ise zamir değişmekte, “onların” yol bulmalarından söz edilmektedir. Bu zamir içinde, dünyamızı şenlendiren pek çok canlı türü dahildir.

Gerçi bu canlı türlerinin sayısı hakkında da, onların bu âyette gönderme yapılan özellikleri hakkında da çok fazla bilgimiz yoktur. Yalnız şu kadarını biliyoruz:

Yeryüzündeki canlılara yön belirleme ve yol bulma konusunda verilmiş harikulâde yetenekler var. Onlar, bu yetenekleri sayesinde, Allah’ın yeryüzüne yerleştirdiği alâmetleri ve yıldızları hayret verici bir beceriyle kullanıyorlar. Günlük yaşayışlarını ve kendilerine verilen görevleri bu şekilde yerine getiriyorlar, yeryüzünde akıl almaz yolculuklar gerçekleştiriyorlar.

Daha önce de üzerinde durduğumuz balarısı, bu âyetin atıfta bulunduğu canlılardan bir tanesidir. O, Rabbinin bu âleme yerleştirdiği işaretlerden referans alarak yol bulur, yol tarif eder, tarif edilen adresi anlar. Balarısı gibi, diğer canlı türleri için de, kendilerine bir mesken olarak takdir edilmiş olan bu dünyada âşinâ işaretler vardır. Güvercinlerden tutun, etrafımızdaki kedi ve köpeklere, karıncalardan balinalara kadar sayısız canlı türünün bu İlâhî lütuftan bir payı vardır.

Bu konudaki en göz kamaştırıcı örneklerden ve hayvanlar âleminin en büyük muammâlarından biri de hayvan göçleridir.

Meselâ hükümdar kelebeği gibi küçücük bir hayvanın yüz milyonlarcası birden, Ağustos ayının sonlarına doğru Kanada’dan kalkar, güneye doğru göç yolculuğuna çıkar. Binlerce kilometrelik bu yolculuk, Kasım-Aralık aylarında Meksika’da noktalanır.

İlkbahar ise, aynı yolculuğun dönüş vaktidir. Aynı yolları geriye doğru izleyen kelebekler, aylarca süren yolculuktan sonra, binlerce kilometre kuzeydeki yerlerini elleriyle koymuş gibi bulurlar.

Fakat geriye dönenler, bir sene önce yola çıkmış olan kelebekler değildir. Onlar çoktan tarih olmuş, hattâ ondan sonraki nesil de ölüp gitmiş, geriye dönüş üçüncü nesle nasip olmuştur.

Ancak nesillerin değişmesi yolculuğu etkilemez. Kozadan yeni çıkanlar, daha öncekilerin bıraktığı yerden yolculuğa devam ederler. Nesiller gelip geçse de onlara yol gösteren bâkidir; Onun yarattığı alâmetler de yeni gelenlere yollarını bildirmeye devam etmektedir.

Göçmen kuşların ve balıkların dünyasında, insanı hayretten hayrete düşüren daha nice hikâyeler vardır. Ve bunların sırlarından pek azı bugüne kadar aydınlanabilmiştir. Şimdilik bilebildiğimiz kadarıyla, bu canlılar, yön belirleme ve yol bulma konusunda,

- güneşin konumu,

- gün ışığının polarizasyon düzlemi,

- dünyanın manyetik alanı,

- dünyanın dönüşü,

- rüzgâr ve akıntıların taşıdığı kokular

gibi işaretlerden yararlanıyorlar.

Ancak bu işaretlerin değişkenlikleri de unutulmamalıdır. Meselâ güneşin ve yıldızların konumu her gün ve her mevsim değiştiği gibi, dünyanın farklı yerlerinde de değişiklik gösterir. Ayrıca okyanus üzerinde kuvvetli rüzgârlardan kaçınmak için kuşların rota ayarlaması yaptıkları da bilinmektedir. Bunlar gibi, bizim henüz bilemediğimiz daha nice ayrıntılarıyla beraber, bu “yol bulma” hadisesi, yeryüzünün her köşesinde, her an sayısız nümunelerini sergileyen bir muhteşem mucize olarak insana Rabbinin âyetlerini hatırlatıyor.

Nahl Sûresinin bu âyetinde ise, Yüce Allah, özlü ve kapsamlı bir ifade ile, alâmetlerden, yıldızlardan ve yol bulmaktan söz ederek, bizi, etrafımızdaki âlemi dikkatle incelemeye çağırıyor.

Yalnız, bu çağrıyı yaparken, bizim önümüze de Kur’ân âyetlerinden ibret ve işaretler koyuyor:

Yolumuzu kaybedip de tabiata, tesadüfe, şirke, inkâra, evrim hurafelerine saplanmayalım diye.

Hiç yorum yok: