18 Haziran 2007 Pazartesi

Ayetler ve İbretler: 105

HAYATIN ALTIN FORMÜLÜ
Ümit Şimşek

Bir işten boşaldığında bir başkasına giriş.
İnşirah Sûresi, 94:7

İNSANA, hayatını en verimli bir şekilde kullanmasını sağlayacak bir formülü bu âyet sunuyor:

“Bir işten boşaldığında bir başkasına giriş.”

Bu formül, insanı hem yorgunluktan, hem de rehavetten koruyan, ona taze ve dinç bir ruh aşılayarak çalışma şevkini canlı tutan özelliklere sahiptir.

En önemlisi, bu formülde bir hayat felsefesi vardır. Bu felsefeye göre, hayatta asıl olan şey çalışmaktır; insan bu dünyada çalışıp çabalamak için vardır.

Günümüzün uygarlığı ise, insana bunun tamamen tersi bir hedef göstermekte ve onu, bu dünyaya keyif çatmak için geldiğine inandırmaya çalışmaktadır. Onun formülü de “Bir eğlence bitmeden bir başkasına koş” şeklindedir.

Lâkin bu anlayışla insanlığın nereye geldiği bellidir:

Tüketim bir hayat tarzı olmuş; dikkatler çalışmaya değil, tüketmeye odaklanmış; bencil duygular egemen hale gelmiş; insanlar birbirini umursamaz olmuş; elinin emeğiyle ortaya bir eser koyanlardan ve yararlı bir iş yapanlardan çok, eğlence dünyasının isimleri örnek alınan şahsiyetler haline gelmiştir. Böyle bir dünyada insanlara alın teri dökmenin faziletini anlatmak hiç de kolay değildir.

Kur’ân’ın insanlara gösterdiği hayat modelinde ise, asıl olan faaliyettir, çalışmaktır, üretmektir, eser vermektir. Çünkü bu dünya hayatı tüketilecek bir mal değil, ebedî bir hayatı kazanmak için işletilecek bir sermayedir. İnsanın maddî ve manevî yapısı da, bu sebepten, çalışmaya programlanmıştır. Bir süre hareketsiz kalan organların hareket edemez hale gelmesi bunun en açık delilidir.

Dinlenme ve eğlence, bu hayat modelinde de dışlanmış birşey değildir; ancak bu bir sınır içinde kalmalı, amaç değil araç olmalı, daha dinç bir şekilde yeni faaliyetlere atılmak için bir vesile teşkil etmelidir. Bediüzzaman Hazretleri, bu konuda 1/5 formülünü teklif eder. Yani, eğlencenin yeri beşte bir olmalı, kalan vakit çalışmaya ayrılmalıdır. Yoksa, bugünün anlayışına uyup da vakit ve imkânların beşte dördünü keyif çatmaya ayıracak olursak, çalışma şevkini zor yakalarız.

İşte, bu âyet-i kerime, insanda çalışma şevkini canlı tutacak bir ilkeyi ders veriyor:

“Bir işten boşaldığında bir başkasına giriş.”

Bu da aslında bir dinlenme, bir tazelenmedir; çünkü bir faaliyet değiştirmedir. Tekdüze faaliyetlerden yorulan ruhlar, bir başka işe girişmek suretiyle tekrar canlanırlar. Dikkat edilirse, “dinlenme” adını verdiğimiz ve hoşlandığımız işlerin hepsi de birer faaliyettir: seyahat etmek, oyun oynamak, bisiklete binmek, yüzmek, piknik yapmak gibi. Bunların bir kısmı günlük işlerimizden daha da yorucu olabilir; ama onlardan şikâyet etmek aklımıza gelmez. İşte bu değişik faaliyetler, bizim üzerimizde dinlendirici bir etki yapar. Ondan sonra biz daha zinde bir şekilde tekrar eski işimizin başına dönebiliriz.

Bu da gösteriyor ki, farklı işleri uygun bir şekilde programlayacak olursak, enerjimizi tüketmeden, günlerimizi verimli hale getirebiliriz. Meselâ yoğun zihinsel çaba isteyen bir işin arkasından, beden gücüne ihtiyaç gösteren bir başka faaliyete giriştiğimizde, bu dinlenme etkisi yapar. Bu arada, dinlenme ve eğlenmeye de elbette ki zaman ayrılır—ama icap ettiği kadar! Unutmamak gerekir ki, dinlenme ve eğlence, çalışmak için vardır. Yoksa çalışmak, eğlencenin ve keyif çatmanın bir aracı olmamalıdır.

Kur’ân, “Bir işten boşaldığında bir başkasına giriş” buyurarak şevkimizi canlı tutacak ve bizi rehavetten koruyacak bir formül verirken, aynı zamanda, hayatımıza anlam kazandıracak bir yaşama tarzına bizi yönlendiriyor.

Bu âyetin içerdiği formül, hayatın bütün alanlarına uygulanacak bir formüldür. Günlük işlerde olduğu gibi, daha uzun vadeli projelerde de aynı kural geçerlidir:

“Bir işten boşaldığında bir başkasına giriş.”

Böylece, insan, bir işten diğerine, bir projeden diğerine, bir atılımdan diğerine geçerek bu dünya hayatını dolu dolu yaşama ve ondan en yüksek düzeyde verim alma imkânı bulur. Bu ise, dünyada ne aradığını bilen, hayatın anlamından ve öneminden haberdar olan ve bir ideale sahip bulunan insanlardan beklenebilecek bir iştir.

Ömürleri heba etmenin geçer akçe haline geldiği bir zamanda, sayısı pek az olan böyle bahtiyar insanlar arasında yer alabilmek için, bu İlâhî buyruğu göz önünden ayırmamak gerekiyor:

“Bir işten boşaldığında bir başkasına giriş.”

2 yorum:

akifo dedi ki...

ümit şimşek ben akif akbal.bir sorum var.
cennetteki evle kendi evni değişen bir sahabe?
akif akbal

okuyucu dedi ki...

Allah Allah!..
Ümit Bey'in emlak işlerine baktığını bilmiyordum..