En büyük nimet: nimeti hatırlamak

   

30 Nisan Salı günü canlı olarak yayınlanan 36’ncı Bir Ayet Bir Hadis programında okuduğumuzu âyet-i kerime:


Rabbinin nimetini yad et.

Duhâ, 93:11


Bu âyet-i kerime ile ilgili olarak yaptığımız tesbitlerin özeti:


  • Sahip olduğumuz her şey, eriştiğimiz her türlü nimet Allah tarafından bize bağışlanmış olduğu için, bu âyetin anlamı da hayatın bütününü kuşatan bir ilkeyi içerir.

  • Bu ilke, aynı zamanda, bizi her türlü aşırılıklardan korur, dosdoğru bir yola iletir ve bir denge durumuna kavuşturur.

  • Bu denge durumunda,

    • bir taraftan nimeti inkâr, diğer taraftan da böbürlenme gibi iki aşırılık arasında şükür nimetine erişmek, 

    • bir taraftan eriştiği nimetleri kendi eseri olarak görme kibri ile kendisini değersiz bir varlık olarak görme gibi bir küfran-ı nimet arasında doğru yolu korumak vardır.

  • Bu durumda insan, bir yandan İlâhî nimetlerin odak noktasında bir insan olarak Yaratan nazarında çok değerli bir konuma sahip olduğunu fark eder; aynı zamanda diğer kulların da aynı şekilde İlâhî nimetlerin odak noktasında bulunduğunu görür ve kimseye karşı üstünlük taslama hakkına sahip olmadığını anlar. Böylelikle “Ben yaptım” ile “Ben neyim ki?” şeklindeki iki yanlış duruş arasında gerçek yerini bulur.

  • Ayetin emri, hayatın bütün alanlarını ve nimetlerin her türlüsünü kapsar.

  • Kul, kendi âleminde bunları her zaman hatırlamalı ve şükürle yad etmelidir.

  • Ayet kullara karşı nimeti yad etmeyi de kapsar. Ancak bunda başkalarını imrendirmek, üstünlük hevesine ve riya tuzağına düşmek gibi risklerin de bulunduğu hatırdan uzak tutulmamalı ve alenî şükür ve tahdis-i nimet bu risklerden uzak durumlara hasredilmelidir.

  • İlâhî nimetleri yad etmeyi ciddî bir emekle alışkanlık haline getirdiğimiz zaman, evvelce fark etmediğimiz nice nimetlerin de hayatımızı doldurmakta olduğunu görmeye başlarız. Bu durum şükrümüzü arttırır. Şükür nimeti de daha başka nimetlerin önünü açar. Zira Allah Teâlâ Şakirdir, Şekûrdur. Kulunun şükrünü cevapsız bırakmaz. Onun cevabı ise Kendi şanına lâyık bir cömertlikle gelir.

  • Aslında nimeti yad etmek, başlı başına bir İlâhî nimettir. Çünkü bu sayede Alemlerin Rabbinden her an üzerimize yağmakta olan gizli ve açık nimetlerin farkına varırız. Nimetleri yad etmeye devam ettikçe bu farkındalık da bizi Allah’a daha çok yaklaştırır. Çünkü şükür en büyük nimettir; bu nimeti kendimizden esirgememek de nefsimize yapabileceğimiz en büyük iyiliktir.


*   *   *


Programın kesintisiz kaydını şu adresten izleyebilirsiniz:

https://www.youtube.com/live/NxfQ2hoaIww?si=PmkKDWDMcVf_v6JF 

Salı günleri 20:45-21:15 arasında www.youtube.com/@yazarumitsimsek kanalından canlı olarak yayınlanan Bir Ayet Bir Hadis programı ile ilgili duyuruları almak için bu kanala ücretsiz olarak kaydolmayı unutmayınız.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar