14 Haziran 2017 Çarşamba

PUTPEREST KÜLTÜRÜ BELEDİYELERE NASIL BULAŞTI?


İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, uzak beldelerden görünecek kadar büyük bir semazen heykelini bu şehrin bağrına dikmeye niyetlenmişti. Neyse ki kamuoyu baskısı bu hayalin gerçekleşmesine imkân vermedi.
Fakat İstanbul’un karalarından ümidini kestiyse de, Başkanımız heykel sevdasından bütünüyle vazgeçmedi. Referandum öncesinde de, Haliç’te, denizin ortasına koca bir Fatih heykeli dikme hayalini dile getirdi.
Biz Büyükşehir Belediye Başkanımız inşaallah bu hayalini de gerçekleştirme fırsatı bulamaz diye dua ederken, Fatih Belediyesi boş durur mu? O da çoktan kendi sınırları içindeki sokakları hamal, kumaşçı, simitçi v.s. heykelleriyle donatıverdi. (Bkz. http://yazarumit.com/belediyelerde-heykel-virusu/ )
Bu arada, Üsküdar Belediyesi ilçenin en işlek caddesine bir timsah heykeli kondurmuştu; Allah’tan timsah orada pek barınamadı. Tepkiler karşısında mı, yoksa başka bir yerde değerlendirilmek üzere mi, bilmiyoruz, ama şükür ki o çirkinlik oradan kaldırıldı.
Bu arada, Selçuk ilçesinin Ak Partili Belediye Başkanı, dağ başına şehre tepeden bakacak Özgürlük Anıtı cesametinde bir Meryem Ana heykeli dikme fikriyle kamuoyunu bir müddet karıştırdı. (Bkz. http://yazarumit.com/selcuk-belediyesi-kime-hizmet-ediyor/ — http://yazarumit.com/heykel-degil-vatan-davasi/ )
Şimdi de, dünyanın en büyük dinozor heykellerinin Ankara caddelerini nöbetleşe mesken tuttuğunu gören vatandaşlarımız, “Böyle sanatın içine tüküreyim” diyen Melih Gökçek’in kulaklarını çınlatıyorlar.
Kendilerini amansız bir heykel sevdasına kaptırmış olan belediye başkanlarımız, bizim kültürümüzle, bizim medeniyetimizle, bizim imanımızla heykelin bir arada barınamayacağını acaba bilmiyorlar mı? (Bkz. http://yazarumit.com/kuranimizin-butun-hucumu-heykelleredir/ )
Yoksa birileri onların kulağına “iyi insanların heykelini yapınca heykelin de mübah hale geleceğini” mi fısıldadı? Eğer böyleyse, bu mantıkla meselâ rakı şişelerinin üzerinde Atatürk olduğu zannedilen resmi Mevlânâ’nın resmine çevirmek suretiyle içkiyi helâl hale getirmenin mümkün olduğunu da düşünüyorlar mıdır sayın başkanlarımız?
Şehirlerimizin çehresini gâvur suratına çevirmekten başka bir sonuç vermeyeceği muhakkak olan heykel merakının esrarengiz bir şekilde yayılma istidadı göstermesi, bize, FETÖ’nün heykel sevgisini hatırlatıyor. Bu meş’um örgütün yayın organları da son yıllarğnda açık açık heykel övgülerine girişmişlerdi.  (Bkz. http://yazarumit.com/zamanin-m-kemal-sevgisi-sinir-tanimiyor/ )
Yoksa bir yerlerde uyuyan hücrelerin yavaş yavaş uyanışına mı şahit oluyoruz?

Hiç yorum yok: