SON EKLENENLER
latest

22 Ocak 2020 Çarşamba

Bu resimdeki minareyi bulun!

Bir yerin İslâm beldesi olduğunu gösteren en önemli alâmetlerden biri, orada yükselen minarelerdir. Bu bakımdan, ecdadımız, fethettikleri yerlerde önce camileri inşa eder, sonra hayatı onun etrafında örecek şekilde imar faaliyetine girişirlerdi.

Zamanımızda ise yükselen binalar arasında İslâm mabedleri ya görünmeyecek hal alıyor, ya da hiç yer bulamıyor.

Kadıköy ilçesinin semtlerinden birine ait olan bu resimde, bir yerlere saklanmış şekilde bir minarecik var. Gerçi çok şükür bu semtimizde ezan sesi mükemmelen işitiliyor; fakat camii bulmak o kadar kolay değil. İsterseniz bir de siz deneyin; bakalım minareyi kaçıncı dakikada bulacaksınız. (Zorlanırsanız, aşağıdaki resmi sağ tıklayarak AYRI BİR SEKMEDE açın, sonra açılan resmin üzerini tıklayarak iyice büyütün.)

ec

 

 

21 Ocak 2020 Salı

Bir varlık, bin şahit

ÜMİT ŞİMŞEK

Yeryüzündeki canlıların en büyüğü balinadır. Onları ve köpek balıklarının en büyük cinslerini, gözle ancak görülebilecek kadar küçük planktonlar besler. Hattâ, yavrulu bir balina, bu mikroskopik besinle kendi karnını doyurduğu gibi, aynı besinden hergün yüzlerce kilo süt çıkarıp yavrusuna sunar.

Bu beslenişte ve bu ikramda, en büyüğü en küçüğe muhtaç eden ve en küçükten en büyüğü çıkaran bir kudretin eseri görünür.

kd1

♦♦♦

Unsurlar arasında en zayıfı havadır. Ağırlığıyla bizi ezmez, yüzümüze çarptığında incitmez, elimizle ittiğimizde bize direnmez.

Ama onu, bir de Rabbinden emir aldığı zaman seyredin:

Fırtınalarla, hortumlarla, kasırgalarla denizleri kaynatır, binaları yıkar, şehirleri yerle bir eder.

Felâketlerin en büyüğü, en zayıf unsur vasıtasıyla gelir.

Bu şahlanışta, en kuvvetliyi en zayıf karşısında boyun eğdiren bir izzet ve hâkimiyetin eseri görünür.

♦♦♦

Etrafımızdaki canlılar arasında en hakir görüleni, böceklerdir. En ince san’at onların işlediklerinde, en muhteşem düzen onların yaşayışında görünür.

Bu mükemmel san’atta ve bu muhteşem düzende ise, herşeyi her haliyle kuşatan bir ilim ve hikmetin eseri görünür. Çünkü görünen eser, o yaratıkların kendi kabiliyetleriyle münasip değildir.

kd4

♦♦♦

Yeryüzündeki canlıların en çaresi durumda olanı, yerinden kımıldamaya kabiliyeti olmayan bitkiler ve ağaçlardır. Onların muhtaç oldukları şey, dağlar gibi bulutlarla onların ayaklarına gönderilir.

Hayvanlar arasında en âciz durumda olanları ise yavrulardır. Onlar için de anne ve babalar âdetâ birer köle olur, gece gündüz onlara hizmet eder.

Bunda da, en vahşî canavarları bir küçücük mâsum yavruya boyun eğdiren bir kudret ve rahmetin eseri apaçık görünür.

kd6

♦♦♦

Hangi varlıkta bir kudret eseri görünse, o kendisinden değildir.

Hangi varlıkta bir ilim ve hikmet eseri görünse, kendisine ait değildir.

Hangi varlık bir rahmete mazhar ise, o da kendisinden değildir.

Bütün o varlıklar, kendilerinde eseri görünen ilim, kudret ve rahmetin birer şahidinden başka birşey değildir.

Başka bir deyişle:

Her varlık, kendi varlığına ancak kendisi kadar şahitlik eder.

Kendisini var edene şahitlik ettiği zaman ise, kendisinden başka bütün varlıkları da beraber şahit gösterir.

Kısacası, kâinatta her varlık, kendisini var edenin binlerce şahididir.

19 Ocak 2020 Pazar

Sıfatlar âlemine giriş

Risale-i Nur ile Tefekkür Derslerinin dördüncü bölümünde İlâhî sıfatlar âlemine kısa bir giriş yaptık.

Kâinattaki her varlığa ve her olaya bir eser gözüyle bakmak suretiyle başladığımız tefekkür yolculuğu, ilk aşamalarda bizi İlâhî fiillerin ve Esmâ-i Hüsnânın âlemlerine götürmüştü.

İlâhî sıfatları incelerken ise, kendimizi, bütün kâinatı ihata eden ezelî hakikatlerle kuşatılmış halde bulduk. Yerde veya göklerde, dünyada veya âhiret âlemlerinde her neye bakacak olsak, o baktığımız şey, bizi bütün varlık ve olaylarda eserini gösteren adalet, hikmet, rahmet, kerem, celâl, cemal gibi İlâhî sıfatların tecellîleriyle karşı karşıya getiriyordu.

Bu incelemelerimiz sırasında, Hz. İbrahim aleyhisselâmın Nemrud’a karşı kullandığı “cüz’î tecellîlerden küllî tecellîlere intikal” metodunun Risale-i Nur’da ve bilhassa Onuncu Sözde son derece etkili bir şekilde kullanılmış olduğunu gördük.

Seminerin video kaydını şu bağlantıdan izleyebilirsiniz:

Seminerde kullanılan sunum dosyasını PDF olarak indirmek için de aşağıdaki bağlantıyı tıklayabilirsiniz:

Tefekkür Dersleri, Cumartesi sabahları 10:30-12:00 arasında, Iraklı âlim İhsan Kasım Salihî ile Ümit Şimşek arasında dönüşümlü olarak cereyan ediyor ve İİKV’nin Facebook ve Youtube hesaplarından canlı olarak izlenebiliyor.

Herkese açık olarak cereyan eden derslerde hanımlar için de yer ayrılmış bulunuyor.

"Yoksa onlar cahiliyet devrinin hükmünü mü arıyorlar?"

“Biz sana, insanlar arasında Allah’ın gösterdiği şekilde hüküm vermen için, kitabı hak ile indirdik. Onun için hainlerden taraf olma” buyuruluyor Nisâ sûresinin 105. âyetinde.

Ve bu âyet-i kerime, hayatın bütün alanlarını Kur’ân’ın ahkâm sınırları içine alıyor.

Şahsî hayatımızda, aile hayatımızda, sosyal ilişkilerde, sanatta, ticarette, siyasette, Kur’ân’ın bize öğrettiği adalet, ahlâk ve fazilet esaslarını kendimize mutlak rehber yapmamızı istiyor.

Bundan yüz çevirenleri de “Yoksa onlar cahiliyet devrinin hükmünü mü arıyorlar?” diye azarlıyor.

Bu âyet-i kerime, geçtiğimiz haftaki Kur’an Buluşmasında okuduğumuz Nisâ sûresinin âyetleri arasında yer alıyordu. Bu âyetleri, aynı konuyla ilgili diğer âyet ve hadislerle okuduğumuzda, Kur’ân ile nefes alırcasına bir hayat sürmemizin gerekliliği bir kere daha gözlerimizin önüne serildi.

UTESAV organizasyonuyla MÜSİAD’ın Çobançeşme’deki genel merkezinde 18 Ocak Cumartesi sabahı gerçekleşen 253. Kur’an Buluşmasında Nisâ sûresinin 104-109. âyetlerini okuduk.

Bu âyetlerde şöyle buyuruluyordu:

Düşman birliklerini takip etmekte gevşek davranmayın. Siz acı çekiyorsanız, sizin çektiğiniz gibi onlar da acı çekiyorlar. Üstelik siz, onların ummadığı şeyi Allah’tan umuyorsunuz. Allah ise Alîm ve Hakîmdir.

Allah’tan bağışlanma iste. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

Kendi nefislerine hıyanet edenleri  savunma. Çünkü Allah hainlikte ve günahta ileri gidenleri hiç sevmez.

Onlar işlediklerini halktan gizleseler de Allah’tan saklayamazlar. Çünkü onlar Allah’ın asla hoşlanmadığı iftiraları sinsice kurup dururken Allah onların yanındaydı ve onların bütün yaptıklarını kuşatmış bulunuyordu.

Siz dünya hayatında onları savundunuz diyelim; kıyamet gününde Allah’a karşı onları kim savunacak, himayelerini kim üstlenecek?

Herkese açık olarak cereyan eden Kur’an Buluşmaları Cumartesi sabahları 6:50’de kılınan sabah namazından sonra simit-peynir-çaydan meydana gelen bir kahvaltı ikramını takiben 7:30’da başlıyor ve 9:00’a kadar devam ediyor.

Programda hanımlara da yer ayrılmış bulunuyor.

Kur’an Buluşmalarının 253. bölümüne ait tam video kaydını buradan izleyebilirsiniz: