SON EKLENENLER
latest

3 Haziran 2020 Çarşamba

Kur'an'dan Ehl-i Kitap hakkında uyarılar



Ehl-i Kitap ve Yahudiler ile ilgili uzunca bir uyarı listesi 271. Kur’an Buluşmasının gündemi idi.

30 Mayıs Cumartesi günkü Buluşmada okuduğumuz Nisâ sûresinin 153-161. âyetleri, İsrailoğullarının lânetlenmesine sebep teşkil eden kötülüklerine dair şöyle bir listeyi bize hatırlattı:

  • Peygamberlerine “Bize Allah’ı göster” diye meydan okumak.
  • Buzağıyı ilâh edinmek.
  • Tur Dağı üzerlerine kaldırılmış halde ettikleri yeminden dönmek.
  • Cumartesi yasağını çiğnemek.
  • Ahidlerine sadık kalmamak.
  • Allah’ın âyetlerini inkâr etmek.
  • Peygamberleri öldürmek.
  • “Kalplerimiz örtülü” demek.
  • Hz. Meryem’e iftira etmek.
  • “İsa’yı öldürdük” demek.
  • Pek çok kimseyi Allah yolundan saptırmak.
  • Faiz yemek.
  • Halkın malını haksız yere yemek.

Tabii, bu listede yer alan suçlara karşılık Musa aleyhisselâmın onlara nasıl bir sabır ve sükûnet içinde muamele ettiğini de bu arada görmüş olduk.

Kur’ân-ı Kerim, bir taraftan İsrailoğullarının bu suçları sebebiyle lânetlenmiş bulunduğunu bize bildirirken, bir taraftan da Musa aleyhisselâmın onlara olan muamelesindeki itidali, örnek alınacak bir peygamber hasleti olarak bize gösteriyordu.

Bununla beraber, bu sabır ve itidalin hiçbir zaman onlardan gelecek tehlikelere karşı duyarsızlık halini almaması da gerekiyordu.

Ayrıca, İsrailoğullarına ait bu kötü huylardan herhangi birisinin bize bulaşıp da bizi onlara benzetmemesi için dikkatli bulunmak da bizden beklenen davranışlar arasındaydı.

Kur’an Buluşmasının 271. bölümüne ait video kaydını buradan izleyebilirsiniz:

UTESAV’ın Erdemli Hayat projesi kapsamında düzenlenmekte olan ve daha önce MÜSİAD Genel Merkezinde gerçekleşen Kur’an Buluşmaları, virüs salgını sebebiyle şimdilik sadece https://www.youtube.com/erdemlihayat adresinden Cumartesi günleri 19:00-19:30 arasında yayınlanıyor.


Image by Foto-Rabe from Pixabay

2 Haziran 2020 Salı

Misafirlerimiz yeni evlerinde



Ramazan’a yakın günlerde evimizi Allah minik misafirleriyle şenlendirmiş ve bu da bizi ziyadesiyle hoşnut etmişti (bk. https://umitsimsek.blogspot.com/2020/04/rahman-minik-misafirleri.html ). Biz onları en sevdikleri türden ballar ile ağırlıyorduk, onlar da sofranın etrafında tam bir zikir halkası halinde dizilerek bütün gün seyrine doyum olmayan resimler veriyorlardı.

Fakat Ramazan’ın son on gününde bu misafirlerimiz birden kayboldular ve bizi bir hayli endişelendirdiler. Acaba biz mi bir kusur etmiştik? Veya bir mutfak kazasına kurban mı gitmişlerdi? Ne kadar düşündüysek işin içinden çıkamadık.

Nihayet bayramın ikinci günü üçer beşer ortaya çıkmaya başladılar ve bir iki gün içinde hep beraber eski günlere döndük. Kayboluşlarının sebebi hakkında kesin birşey söyleyememekle beraber, tahminlerimiz iki şık üzerinde yoğunlaşıyordu:

Ya Ramazan’ın son on gününü itikâfta geçirmişlerdi. Veya, hanımın tahminiyle, uzun süre üst üste yedikleri bal yüzünden girdikleri şeker komasından henüz ayılmışlardı.

Derken dün aralarından bazılarının kanatlanmış bulunduğunu gördük. Bu yeni bir yuva açmanın habercisi olabilirdi.

Bugün ise, tezgâhın altındaki bir küçücük delik etrafında kümelenen karıncalar dikkatimizi çekti. Bir süre sonra da bir kanatlı karıncayı (muhtemelen Kraliçe) içeriye aldıklarını gördük.

Yeni bir yuva kurmuşlardı besbelli, fakat girişi bizim Boğazlar gibi jeopolitik önemi çok büyük bir yerde idi ve her türlü tehlikeye açık bulunuyordu. Ama üzerimize düşeni yapmakta gecikmedik. Derhal kapılarının üzerine 4,5 santim genişliğinde bir çardak (veya karınca dilinde her ne deniyorsa ondan) yaptık ve üzerine de karıncaların rahatça okuyabileceği büyüklükte “KARINCA EVİ” yazısını yazdık. Gerçi evlâdiyelik birşey olmadı, ama şunun şurası kaç günlük dünya ki?

Şimdilik minik misafirlerimizin bir şikâyetleri yok gibi görünüyor. Yine bir oraya bir buraya gidip duruyorlar, ne yaptıkları konusunda hiçbir ipucu bırakmıyorlar. Bal ikramımıza da eskisi kadar iltifat etmiyorlar. Ama başka ikramlarımızın da dönüp yüzüne bakmadılar.

Her neyse, biz onları seviyoruz, onlar da hayatlarından memnun görünüyorlar. Şimdilik haberlerimiz bu kadar; kayda değer bir gelişme olursa sizleri merakta bırakmayacağımızdan emin olabilirsiniz.